11/5/2008 - BEN SENDEYİM EY SEVGİLİ
BEN SENDEYİM EY SEVGİLİ
Bir değil, iki değil, üç değil bu! Tam yedi… Duyuyor musun Ey sevgili! Yedi gönül kuşu, gecenin o sessiz, o ürkütücü karanlığında çıkmışlar
yola. Yollar ki, ulaşmak zor. Yollar ki geçit vermez, aşmak zor. Ve yollar ki tuzak, geçmek zor.
Gece… Karanlığın ve ölüm sessizliğinin işareti. Biliyor musun Ey Sevgili? O gece sen olmuş, ay olmuş ve ismini sunmuş yedi âşık gence :”MEHLİKA”
Nedendir, bu yolculuk? Hiç bitmeyen bu gecede yüreklerin fener olması nedendir? Cevabı sende gizlidir Ey Mehlika! Gece bütün göz kamaştırıcılığınla sen görünürsün, yedi hayal âleminde. O alemde, birden sen pınar olursun. Yedi kara sevdalı da susuz kalmış garipler. Onlar seni yudumlarlar her nefeste. Gene seni, gene seni… İçtikçe içerler. Pınar sensin Ey Sevgili; ama yudumlanan aşk sensiz aşk düşünülür mü Ey Sevgili? Sen gerek, âşık gerek ve en önemlisi AŞK gerek.
Bir rüyadır bu. Senle yaşanılan, senle varılan derinlere, Gerçek de bir rüya değil midir, sanki geçip giden? Ama bu yedi gönül kuşu olması imkânsızı arıyorlar ve sonsuzluk âleminde ilerliyorlar.”Bir resim ve bir isim …”Onlar bu mukaddes emanetleri sana getirecekler. Onlar ebediyet yolcusudur ey Mehlika. Ve sonsuzluğu o efsuncu gözlerinde arıyorlar. Neden Uzaktasın, neden âşıkların yaklaştıkça sen kaçıyorsun, neden bilinmeze doğru sürükleniyorsun?
İsmini her an söylemek, her an sana seslenmek, seni işlemek bu viran kalbe, o kadar anlatılmaz bir duygu ki… kızma ey Mehlika!Ben seni yedi kara sevdalı da buldum.Onlar seni anlattılar ,ben de yazdım.
Sensiz olur mu bu gönül erenleri? Kim onları bu denli hülyalara sürükleyebilir? Onlar ki adını gönül evlerine yazdılar, hiç çıkmamacasına. Senin için bir payitaht kurdular. Buyur ey muamma güzeli! Sahibi sensin bu tahtın tacın. Keyfince kurul ebediyete kadar sürecek payitahtına. Nice sultanlar geldi geçti bu dünyadan. Onların ne tahtları kaldı ne taçları. Sen başkasın servi boylu. Senin saltanatın sürecek. Ölüm bile silemeyecek adını. Sen baki kalacaksın. Sevdalılar baki kalacak, aşk baki kalacak.
Bir ümit diyerek varıldı bir kuyu başına. Yedi babayiğit genç toplandı bir divan gibi huzuruna. Babayiğit dedim. Tıpkı onlarda Köroğlu gibi üçlere, yedilere ve kırklara karışan babayiğitler. Ölmeyen her an gelecekmiş gibi hasretle beklenen babayiğitler… Kuyunun içindeki su seni aksettirdi, Mehlika.”İşte ayyüzlü sevgili” dediler. Ve sonra sen gibi kayboldular. Belki de hissetmedikleri bedenleri giriverdi toprağa. Bir mezarlık ve sen. Sen servi ağacı oluverdin. Ayrılmadın o mezar taşlarından. El açtı, yedi sevdalı genç. Onlar da kalplerinden çıkan ahlarla göğe yükseldiler ve sana seslendiler. Her biri:”Senbendesin,Ey Mehlika!” dediler.Yavaş yavaş yerlerine döndüler.huzur dolu yumulan gözlerle deryalara daldılar.
Anlatacaklarım bitti, ey Mehlika! Ama sen bitmedin. Yedi kara sevdalı bitmedi, aşk bitmedi. böyle sürsün bu aşk masalı. Ve gökten üç elma düşsün: biri sana dair; biri yedi karasevdalıya ve biri de aşkla dair.
(Meslevi)
|