26/10/2009 - Hayat Şarkısı
Bir şarkıyı başlatıyorum Bir şarkıyı söylüyorum Bir bir yıldızlar ayın etrafını sarıyor Dağın arkasında Bir güneş doğmak için bekliyor Kurallı cümleler kurmalıyım İnsan ancak meramını kurallı cümlelerle anlatır Uçurumu meralarda sürüdür bekleyen Tercümeye hal kalmamış Bir aşk nasıl yaşanırsa Aşk nasıl şekillenirse Koyu gecelerde Bir şarkıyı söylemek gelir içinizden İnsanlardan evlerden geçersin Ben de bende bir ben içerisinden geçerek Elimizde bir gemici feneri Tut ki gemici feneri gözlerine vurur Farkında mıdırlar farkındalığın İki kere iki dört ediyor Dört ediyor iki kere iki Mutlak bir çerçeve içerisinde geçtim geçti geçtiler Sen geçtin Sen geçerken aşk geçiyordu Çıplak ayaklarıyla geçiyordu Gölgene tutunuyordum
idam sehpasında yaşı büyütülerek sallandırılan ruhum dünyada neler büyümüyor ki anlaşamayarak aramızda ki mesafeler nefretler açlıklar gurulduyor midem duyanlar bilmiyor büyük guruldamalarla imikten çıkan bir lav meydanı vuracak Geçiyorlardı Kadınlar kızlar çocuklar Geçiyorlardı Adamlar delikanlılar çocuklar Farkındasızlığın farkındasızlığı Ve sen pandomin Sonbahar rüzgarının musikisinde Kocaman yüreğine Gümüş bıçak Kaç kez saplandı Kalbini avucunla tutup Kalabalığa attın. Gördüm Geçiyorlar geçiştiriyorlar Kurallı cümleler söylemeli “Babam lisandır insan” der Kitaptan alıntılayarak. Kutsal kitap “oku” der Okuyarak kaderi Sözü kundaktan başlatarak Büyütüleyerek büyütüyoruz Babam ilk sözü Kulağıma söyledi Adalet ! Adalet gücün yanında olmadığında adildir. Adalet kaçtığı günden beri Töre cinayetleri Hakim 5 numara gözlük kullanır Avucunda adıma yazılmış kırık bir kalem Kalem ki ucu kör Kör insanlar koşardı Bilmedikleri soru Cebel-i Tarık ve Kadın Hatice; elinde terazi ile dolaşırdı İnsan lisandır. Bu bir kurallı cümledir. Raşit ÖZDEMİR 23/10/2009
|